Cumartesi, Aralık 29, 2007

lucy is @ istanbul turu!!ikinci chapter: fiko and ben..kadıköy..sütlü cappicinolu nargile..canlı müzik..tavla..çay..keyif..


Kokoreç ekmek ve midye dolmayla başladığım güne İstanbul’daki gezinmenin dibine vurmakla meşgulken verilen ani kararla fiko and ben Kadıköy’de alırız soluğu.



Derken iki delly!nin önce gideni arkada durmayanı olarak bir başka fiks mekanımız olan keyf-i hanede canlı gitar dinlemeye meyiletmişiz.Sütlü cappicinolu nargileden çıkan dumanlarla keyifli bir sohbet katık ettiğimiz dakikalara tavlayı ekledik ve de fiko’yu bir güzel yendik.(biz derken..ben ve içimdeki bucu:P ) Oh olsun sana eşek:)




İstanbul’da kimin war kimin için bu toz duman edasıyla hayatımdaki en hızlı tavlayı oynayarak annemin eminönünden geldik Kadıköy’den de seni alıp eve geçeriz anahtar sen de diye çemkiriklerine kaç attım zarı diye cevap vermekle yetindiydim.Kendimizi sokağa bıraktıktan sonra karşıdan karşıya geçerken elimde yüksek lisans sınavı için aldım kitapla



“sevemediiiiiiiiiiiiim ben bu günüüü..


Sevemediiim en başından..kovaladım sevdiğimi


Yanıbaşımdaaaan”


diye bağırarak söyledim.Şehrimde sokakta yürürken bağırarak şarkı söylemek kadar hiçbir şey mutlu etmiyor beni.Benim olduğunu anladığım her anına bayıldığım şehrimde dostumla akan hızlı zaman için üzgün olsam da her şeye değer..



Bursa’da elimde dido’ylan beklediğim o istasyon kuşu hallerimi de özlediğimi fark eden ben haberdar ediyorum üç gün evde değilim istanbul’da ve gezeceğim dibine kadar kalan diğer iki günün tamamında.Cuma günü dönüyorum..Mutlu yıllar hem sana hem bana.Everbody to herkaza..

Bir şey duydum gülümsedim..gerisini boşwer sen sonra..:)



Başımda duran 3 kuaförün el birliğiyle 15 dakika içinde saçıma çektikleri fönle beraber ısınan beynimlen son kaç dakikamız kaldı demelerine duyduğum şaşkınlığı anlatamam.Saçımda dertlerden oluşan bir beyazın umursamayıp onun kızıl balyaj ısrarları üzerine çabuk ol yoksa çek elini üstümden dememi atlatamam.




İstanbul’daki düşleri gerçekleştirme operasyonumun ilk saç ayağında zeyno’ylan yeşil otobüslere atlayıp taksime doru akıyooo yazısıyla kendimi meydan da fikonun beşiktaşa gidiyorum die beni kandırmasına çemkirirken buldum.




Boşanıp da semerimizi yiyelim felsesiylen karnımızda göbekcik oluşmasını sağlayacak kadar yediğimize hala kendilerini inandıramayan fiko ve melekleri görümünde dört kişiydik Taksim’deki sadabat cafe bizim fiks mekanımız olup xl bir tabuyu kurcalarken birbirimizi yiyerekten oynamaya başladık.



fiko:Camide nolur_?


zeyno:İmam..


fiko:Yok.


zeyno:Cemaat.


Süre biter..


fiko:Bundan müneccimi bulamadın mu gerizekalu..


Hırs yapan fikonun sakinleşmeyip hayla kağıda anlatmak çabasıyla çizmesiylen kovulmadan elmalı nargileyi de tüketerekten çıkıp istiklale atladık..



Yolda duyguylan zeynoyu korkutmak manasıylan fikonun peşinde giderken karşıdan karşıya elele bir hızlı geçişimiz vardı ki en son bizim arkamızdan ışık çıkıordu sanıorum.Kılavuzu karga olanın diyerekten ben nası koşmuşsak atletizmde kendimizce bir rekor kırıp otobüsü durdurduk.



Vapurda cipsti sahlepti derken merdivenlerde aynı fotoğraf karesine 4 kişi sığcaz diye dünya kadar poz çekip etrafa rezil olmamız da cabasıydı ama sahlebi allh için güseldi diye kendimi teselli ediyorum.Yılbaşını bizlen geçir diye ısrar eden tayfama bu senenin bari tamamını kurtarıp sizinlen ne geçiricem tavrıyla saç savurdum.Tahir eniştemin yeni imajını görmek için çalışma mekanına yayılışımızla ve günün ilerleyen saatlerde son dakikalarını vurmasıyla




Beni özlediklerini belli eden herkese teşekkür ediyor..İstanbul’um sen kazan olacaksın ben kepçe diyorum..

Pazartesi, Aralık 24, 2007

hesap mı vericez bundan sora..nefes almaya çalışıyorum denizin dibinde..hayat,beni rahat bıraksana..


İnsan gecenin bir yarısı “yüzün uzak bana.dünyam siyah yokluğunda” die bağırarak sölediği şarkıda önce gülürken birden deli gibi ağlayabilir.Durum komiki miyim nedir.gülürken dedim bakmayın öle.18 yaşında bir kız sadece üstümde kıyafetin yakıştığını sanki naomi campell mışım gibi hayret verici bir bakışla alkışlayarak süpersin deyişinden anlamıştım ben daha çok şeyler öreneceğim bu hayatta.

Dünyanın bilmem kaçıncı harikası değilim aslına bakarsanız ben daha umutsuz biri gibiyim.bazılarına göre.kendimle barışık olmaktan nefret eden başka bir palyaço var mıdır.bak bu sefer palyanço da demedim..aferim bana


İnsan arasına karışmamın epey zaman aldığı şu günlerde insanlardan kaçmakla onlar için iyi bir şey yaptığımı düşünüyorum.Kendine geliceksin sıpa! Bazılarına sadece beni üzecek fırsatı vermemeleri için dimdik duruyorum.Öyle tuhaf ki arka üstü düşücem ondan korkuyorum ben.Sırtı yüzmeyi biliyorum kahretsin..şiiit! boğulamıyorum bile bu dünyada bir fincanlık bile huzur kalmamış ayol..



Geçmişimin en doğru çizgisinde hiç yolunu şaşırmamış bYkM ile belediye otobüsüne binerken bu kadar heyecanlanacağımı bilemezdim.Uzun uzun normal konuşma standartımın iki katı kadar ( pek bir şey sayılmas:P) konuşurken beni dinleyip her yerde rezil olmayı göze alıp resim çektiren bu şahsiyete huzurlarınızda sölüyorum nikah şahidim olacağın günler çooook uzun,beni beklersen yazık olcak sana.Kısmetsizlik bakımından benden sonra ikinciliği gögüsleyen bu hanım kızımız gibi olucam büyüyünce ben de:p Bir adamın peşinden yıllar çürüttüğümüz bu noktada 10 yıldır inadına geriye gidişimizin şerefine karamelli çikolatalı bir şey içip şeker komasına girerim olmadı sanıyorum ama ben de zaten o kadar şans olsa.




Bir erkeğe hediye almak zor bir olaymış bunu bYkM nin iş arkadaşına atkı seçerken yaşadık.Bir benim omzuma atıyor bir kendi.İkimizden biri erkek olsa içim yanmıycak:P Çelişkilerle dolu bir itirafname silsilesi bıraktım kucağına.Buna rağmen hala beni seviyor.Öyle özlemişim ki doru,düzgün arkamdan iş çevirmeyen biriyle yalın konuşmayı.Sanırım kaç yıldır beni hala çekmesinde aldığım bonibonun etkisi yok.Ben de seni seviyorum bitanem..hım hı…



Adamın biri bilmem kaç öteden arıyor beni dibimin diplerinde bir umursamamazlık.Ha hay..Kess açıklama yapma bana.Ulan bitmeyen kontör die bir şeyler yaratsalar bakalım bahaneniz ne olucak ben onu merak ediyorum..Sevdiklerimin bazılarını inadımdan aramıyorum.kendine çektiriyorsun dememek lazım.oh olsun bana.belki duvarlara kafamı vurmadan da ses çıkartmayı öğrenirim..o zaman dek gereksiz hareketlerden kaçınmak, tek tuşla kişileri delete etmem lazım. Balale .artık sadece istediğimde öperim..